"Şöyle bir daha dikkatlice düşünün! Biz bugün "canlılık" denen şeyin nerede bulunduğunu, neyin nesi olduğunu, hangi adla çağırıldığını bile bilmiyoruz. Elimizden kitapları alsalar, bir anda neye uğradığımızı şaşırırız. Artık hangi yolu seçeceğimizi, kime tutunup kimden kaçacağımızı, neyi sevip neyden nefret edeceğimizi, neyi sayıp neyi hor göreceğimizi bilemeyiz.
Bize insan olmak, yani etiyle kemiğiyle insan olmak bile yük geliyor; bundan utanıyoruz, ayıp sayıyoruz. "Soyut insan" diyebileceğim garip yaratıklar olmaya can atıyoruz. Biz ölü doğmuş kişileriz, zaten çoktandır canlı olmayan babaların soyundan ürüyoruz ve bu durumu gittikçe daha çok beğeniyor, bundan zevk almaya başlıyoruz. Neredeyse bir kolayını bulup bizlerin doğrudan doğruya düşüncelerin doğurmasını sağlayacağız.
Eh, yeter bu kadar; bir daha da "Yeraltı"ndan yazmak istemiyorum."